1949 yılında yürürlüğe giren Almanya Anayasası bu yıl 70. Yılını dolduruyor. Bu kapsamda Anayasa’nın içeriği ve önemini ele almaya devam ediyoruz. Önce bir Anayasa nedir kısaca bakmak istiyorum. Anayasa, devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların hak ve ödevlerini, özgürlüklerini saptayan ve düzenleyen, yasa sıralamasında en önde gelen yasa olarak tanımlanıyor. Yani içinde yaşadığımız devletin işlemesi için ana kuralları belirliyor ve ülkede yaşayanların da temel hak ve görevlerinin sınırlarını çiziyor. Bu sayede farklı düşünce din, dil, coğrafya ve kültürden olanların bir arada barış içinde yaşamalarının yolunu açmış oluyor. Fakat Anayasalar her ülkede farklı. Şimdi Almanya Anayasasına bakalım.

 

Almanya Anayasası yani Grundgesetz 1949’dan beri yürürlükte. Aslında savaşı kazanan güçlerin isteğiyle sadece geçici bir düzenleme olarak düşünülmüştü.  Almanya’nın bir gün birleşince kendi anayasasını hazırlama amacıyla adı da Temel Yasa olarak konulmuştu. Almanya’nın bölünmesine engel de olunamadı fakat bu anayasa zaman içinde o kadar beğenildi ve işlev gördü ki bazı değişiklikler dışında aynı kaldı. Almanya’nın birleşmesiyle de sadece tüm Almanların anayasasıdır denilerek bu şekilde bırakıldı.

 

Yasa metni, bilirkişiler ve memurlardan oluşan bir kurul olan Anayasa Kurulu tarafından hazırlandı.

 

Güçlü bir başbakan, güçlü bir eyaletler temsilciliği, güçlü bir Federal Anayasa Mahkemesi, zayıf bir cumhurbaşkanı prensibinde, temel yasanın bu ana noktalarını daha o zamanlar Anayasa Kurulu saptadı. Eyalet temsilcilerinin de yer aldığı Parlamento Konseyi, temel hakları netleştirdi ve kadınların hak eşitliğini talep etti. Böylece modern bir anayasa metni oluştu.

 

Güvence altına alınan temel haklar arasında; inanç özgürlüğü, fikir beyanı özgürlüğü ve yasalar önünde eşitlik yer aldı. Yasa metni Parlamento Konseyi tarafından karara bağlanarak 23 Mayıs 1949’da Bonn’da imzalandı. Yasa 62 kez değiştirildi, özellikle de Federal Almanya Cumhuriyeti’nin batıyla bağlanması, Avrupa entegrasyonu ve iki Almanya’nın yeniden birleşmesi bağlamında değişiklikler yapıldı. Sığınma Hakkı’na ilişkin madde de yeniden düzenlendi.

 

Almanya Anayasası-Grundgesetz’de ki değişikliklerin Federal Meclis ve Federal Konsey tarafından üçte ikilik bir çoğunlukla karara bağlanması gerekiyor.