ürkiye birçok tarihi esere ev sahipliği yapan güzel bir ülkedir. Her şehrinde gezilip görülecek, tarihini soluyacağınız o kadar muhteşem yerler var ki, bir sürü kültürel değere sahip bu yerleri sizler için araştırdık. İstanbul, Sivas, Çorum, Antalya, Karabük, Çanakkale gibi Türkiye’nin hemen her şehrinde tarih kokan bu yerleri sayfamızda keşfedebilirsiniz. İşte güzel ülkemizin güzel kültürel değerleri…

1. Tarihi Yarımada

Türkiye’nin önemli kültürel değerleri denildiğinde ilk sırada İstanbul’un tarihi alanları yer alır. Kentin merkezini oluşturan Tarihi Yarımada görkemli geçmişin izlerini taşımaktadır. Özel bir coğrafyada bulunması Tarihi Yarımada’yı daha özel kılmıştır.

Dünya Miras Listesinde yer alan Tarihi Yarımada dört ana bölüm olarak yer almaktadır. Bölümler; Ayasofya, Aya İrini, Hipodrom, Küçük Ayasofya Camii ve Topkapı Sarayını içine alan “Süleymaniye Koruma Alanı”, Zeyrek Camii ve çevresinde oluşan “Zeyrek Koruma Alanı”

2. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası

Sivas’ın Divriği ilçesinin başlıca yapıtlarından olan Divriği Ulu Camii, UNESCO Dünya Miras Listesinde yer almayı başaran eserlerimizden biri olma özelliğine sahiptir.

Ulu Camii, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından; Darüşşifa ise Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 tarihinde başlanan yapı 1243 tarihinde Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah tarafından tamamlanmıştır.

Anadolu’nun geleneksel taş işçiliğinin en seçkin örneklerinden biridir.

3. Hattuşaş Antik Kenti

Hititlerin başkenti olan Hattuşaş, Çorum’un güneybatısında Boğazkale ilçesinde yer almaktadır. Anadolu’nun en önemli arkeolojik varlıklarından biri olan Hattuşaş, UNESCO Dünya Mirası Listesine 1986 yılında girmiştir.

Eski çağlarda etrafı 6 kilometrelik surlarla çevrilmiş Ören yerinde bulunan çivi yazılı tablet arşivleri de UNESCO’nun Dünya belleği Listesi’nde yer almaktadır.

Söz konusu tabletlerde “Bin Tanrılı şehir” olarak söz edilen Hattuşaş’ta bugüne kadar saray ve tapınaklar, binlerce tablet, çoğu günümüze kadar oldukça sağlam durumda gelmiş olan anıtsal kapılar (Aslanlı Kapı, Kral Kapı, Yer kapı), kralların ikamet ettiği Büyük Kale Saray Kompleksi, Aşağı Şehir ’de ülkenin en yüksek tanrıları olan Fırtına Tanrısı Teşup ile Arinna’nın Güneş Tanrıçasına adanmış olan Büyük Tapınak, Hitit Büyük Kralı II. Şuppiluliuma’nın yaptığı işleri anlatan yazıtın bulunduğu Hiyeroglifli Oda, devasa boyutlarda tahıl ambarları, kısmen silinen Hititlere ait en uzun hiyeroglif yazıyı içeren Nişan Tepe Yazıtı gibi çok sayıda yapı açığa çıkarılmıştır. 2007 yılında tamamlanan sur duvarı canlandırması, döneme ait kil yapı tarzıyla türünün nadir örneklerinden biridir.

4. Nemrut Dağı

Nemrut Dağı, Pütürge’nin Büyü Köz Köyü ile Adıyaman’ın Kahta İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için 2 bin 150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı’nın yamaçlarına yaptırdığı mezar ve anıtsal heykeller, Helenistik Dönem ‘in en görkemli kalıntılarından birisidir. “Zeus’un göklerdeki tahtına en yakın yer” olarak nitelendirilen Nemrut Dağı günümüzde en güzel gün doğumu ve günbatımı manzarasına ev sahipliği yapan noktalardan biri olmuştur.

Dev tanrı heykelleri ve kabartmaları ile 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası listesindeki yerini aldı.

5. Xanthos Antik Kenti

Antalya’nın Kaş ilçesinde yer alan Xanthos Antik Kenti, tarihsel yapıya sahip olmasıyla UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiştir.

Antik Dönemde din ve yönetim merkezlerinden biri olma özelliğine sahiptir. İngiliz arkeolog Charles Fellows keşfettiği kentin kalıntılarının, aralarında Nereidler Anıtı’nın da bulunduğu önemli bir bölümünü İngiltere’ye kaçırdı.

Bu eserler halen British Museum ’da sergileniyor.

6. Letoon Antik Kenti

Xanthos ‘la aralarındaki organik bağ dolayısıyla 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Letoon Antik Kenti, Muğla’nın Fethiye ilçesinde yer alıyor. Tapınakların doğusundaki yamaçta yer alan tiyatro kalıntısı ise kesinlikle görülmeye değer.

Efsaneye göre Zeus’tan Hamile kalan Tanrıça Leto, ikiz çocukları Artemis ve Apollon’u Delos’ta doğurur, sonra Xanthos nehrinin denize ulaştığı yere gelip, nehir boyunca Leto tapınağının bugünkü bulunduğu yerdeki kaynağa varıncaya dek yürür.

Kaynakta çocuklarını yıkamak isteyen fakat yerli halk tarafından engellenen tanrıça, yöre halkını, izin vermemeleri sonucu kurbağaya çevirir. İşte Letoon ören yerinin kuruluşu bu mitolojiye dayanmaktadır.

7. Safranbolu

19.yüzyıldan kalma evleri ile bilinen Karabük’ün Safranbolu ilçesi, Batı Karadeniz’in en güzel duraklarından biri olmuştur.

Safranbolu, ahşap evleri, tarihi zenginlikleri ve muhteşem doğal kanyonları ile uzun zamandır UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor. Çok sayıda ahşap konağın süslediği ilçedeki başlıca tarihi eserler arasında Gazi Süleyman Paşa Camisi, Taş Minare Camisi, İzzet Paşa Camisi, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, Cinci ve Tuzcu hanları, Eski Hamam, Yeni Hamam, Gazi Süleyman Medresesi sayılabilir.

8. Truva Antik Kenti

Çanakkale’nin merkezine bağlı olan Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Truva Antik Kenti, Dünyanın en ünlü arkeolojik alanlarından biridir.

Truva Antik Kenti, tarih sahnesinde pek çok yıkıma ve savaşa tanıklık etmiş bir kent. Tam dokuz kez yıkılıp yeniden kurulan kent, 1998 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki yerini koruyor.

9. Selimiye Camii

Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’dan önce başkentliğini yapmış Edirne şehrindeki Selimiye Camii ve Külliyesi, 2011 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmiştir.

Dört zarif minaresi, muhteşem kubbesi ile eşsiz bir yapı olan Selimiye Camii dünya tarihinin ünlü mimarlarından birisi olan Mimar Sinan’ın eseridir.

Minarelerin mimari açıdan dikkat çekici yönleri, mümkün olabilecek en ince şekilde tasarlanmaları ve her birinde birbiriyle çakışmadan ayrı ayrı şerefelere ulaşan üçer merdivenin bulunmasıdır.

10. Bergama

İzmir’in en önemli ziyaret alanlarından biri olan Bergama, geçmişten günümüze taşıdığı tarihi dokusu ile görülmesi gereken alanlardan biridir. Roma, Doğu Roma, Helenistik ve Osmanlı Dönemlerine ait birçok tarihi kalıntıya ev sahipliği yapmaktadır.

11. Cumalı Kızık

Bursa ve Cumalı Kızık’ın günümüze taşıdığı kültürel miras, Osmanlı yaşam şeklini yansıtmaktadır. Bursa, tarihi değerleri, doğal zenginlikleri ve kaplıcaları ile çok sayıda turisti kendine çekmektedir. Cumalı Kızık’ta Etnografya müzesi mevcuttur.

12. Diyarbakır Surları

Diyarbakır Kalesi, Surları, Hevsel Bahçeleri UNECO Dünya Miras Listesine 2015 yılında girmiştir.

Birçok medeniyet tarafından kullanılıp değiştirilen kale asıl halini İS 367-375 yıllarında aldı ve sonraki dönemlerde de birçok kez onarıldı.

Hevsel Bahçeleri de yüzyıllardır işlevini sürdürüyor; bahçe, tarımsal değerinin yanı sıra tarihi ve kültürel olarak da özgün bir konuma sahiptir.

13. Efes Antik Kenti

Mimarlık, kentleşme ve din tarihi açısından geçmişe ışık tutan Efes Antik Kenti, dönemin oldukça önemli bir merkezi ve Menderes Nehri kenarında kurulmuş aktif bir limandı. Helenistik ve Roma Dönemi’nin üstün kentleşme, mimarlık ve dini tarihine ışık tutan simgeleri barındıran Efes’te farklı dönemlere ait en üstün mimari ve kent planlama örnekleri bulunmaktadır. Efes Antik Kenti, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi.

14. Kapadokya

Ülkemizde en fazla ziyaret edilen yerlerden biri olan Kapadokya eşsiz görünümü ile dikkatleri üzerine çekmektedir.

UNESCO Dünya Mirası Listesine 1985 yılında giren ve korunması gereken en önemli doğal ve kültürel miraslarından biridir. Göreme Milli Parkı, Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirleri, Karain Güvercinlikleri, Karlık Kilisesi, Yeşilöz Theodore Kilisesi ve Soğanlı Arkeolojik Alanı yer alıyor.

Ürgüp ve Göreme çevresinde yoğunlaşan peribacaları dirençli kayaların, altlarındaki daha dayanıksız tabakayı suyun aşındırmasına karşı korumasıyla oluşuyor.

15. Pamukkale- Hierapolis Antik Kenti

Denizli’nin en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Hierapolis Antik Kenti doğal görünüm ve tarihi değeriyle önemlidir.

Çal Dağı’ndan gelen ve kalsiyum oksit içeren suların oluşturduğu beyaz travertenler, Pamukkale’ye benzersiz görünümünü kazandırıyor. Hierapolis, Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmasıyla da önem taşımıştır.

Hierapolis “kutsal şehir” anlamına gelmektedir. Kente bu kutsallığı, binlerce yıldır insanlara şifa veren sıcak suları vermektedir.

Sütunlu galerilerle çevrili caddesi, gladyatör dövüşlerinin de yapıldığı 9 bin 500 kişilik tiyatrosu, hamamları doğa harikası Pamukkale’nin antik dekorunu tamamlamaktadır.

16. Göbeklitepe

Yerleşim yeri olarak kullanılmayan fakat tapınma amacı için hizmet eden Göbeklitepe, anıtsal mimarisiyle UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiştir. Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınma merkezi sayılan Göbeklitepe ile dinsel inanışın yerleşik yaşama geçişteki etkisi kanıtlanmıştır. Göbeklitepe ‘deki en ilginç buluntular, boyu 6 metreyi, ağırlığı 40 tonu bulabilen ‘T’ formlu anıtsal dikilitaşlardır. Gizemli dikilitaşların 10-12 tanesi dairesel planda dizilerek araları taş duvarlar ile örülmüştür.