ABD’nin Venezuela Müdahalesi Tartışılıyor: Demokrasi Söylemi Geri Planda, © Frank Franklin II/AP/dpa
 Frank Franklin II/AP/dpa

ABD’nin Venezuela Müdahalesi Tartışılıyor: Demokrasi Söylemi Geri Planda

5 Oca 2026

ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi, uluslararası hukuk ve küresel düzen açısından yoğun tartışmalara yol açtı. Uzmanlar, geçmiş ABD müdahalelerinden farklı olarak bu kez “demokrasi inşası” söyleminin neredeyse hiç öne çıkmadığına dikkat çekiyor.

Washington’un attığı adımların, güç politikası ve çıkar odaklı bir yaklaşımı yansıttığı değerlendiriliyor. Bu durum, Avrupa ve diğer ülkeler açısından da yeni riskler barındırıyor. Gelişmeler, mevcut dünya düzeninin daha da kırılgan hale geldiği yorumlarına neden oluyor.

ABD’nin Venezuela’daki yönetime karşı gerçekleştirdiği operasyon, sadece Latin Amerika’da değil, küresel ölçekte yankı uyandırdı. Uzmanlara göre bu müdahale, Irak ve Afganistan örneklerinden belirgin biçimde ayrılıyor. Geçmişte ABD, askeri adımlarını çoğu zaman demokrasi, özgürlük ve insan hakları söylemiyle gerekçelendiriyordu. Ancak Venezuela örneğinde bu tür bir meşruiyet çabasının geri planda kaldığı görülüyor.

Güvenlik uzmanları, ABD’nin bu hamlesinin uluslararası hukuk açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler mandası olmadan yapılan müdahalenin, başka ülkeler için de emsal teşkil edebileceği uyarısı yapılıyor. Bu durumun, Rusya ve Çin gibi büyük güçlerin kendi etki alanlarını daha sert biçimde savunmalarına zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor.

Demokrasi söylemi neden yok?
Uzman değerlendirmelerine göre, ABD’nin son müdahalesinde “demokrasi inşası” kavramı neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumda. Önceki yıllarda Irak ve Afganistan operasyonlarında sıkça kullanılan “özgürlük getirme” argümanı, bu kez Washington tarafından dile getirilmiyor.

Siyaset bilimciler, bu değişimin ABD’deki yönetim anlayışıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. Donald Trump döneminde dış politikanın daha açık biçimde çıkar ve güç dengeleri üzerinden yürütüldüğü, ideolojik gerekçelerin ise ikincil plana itildiği ifade ediliyor.

“Amerika dünyaya demokrasi götürme iddiasında değil”
Güvenlik uzmanı Peter R. Neumann’a göre, ABD’nin dış politika anlayışında köklü bir kırılma yaşanıyor. Neumann, önceki müdahalelerde demokrasinin meşruiyet aracı olarak kullanıldığını hatırlatarak, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Demokrasi inşası artık hiçbir rol oynamıyor. Amerika’nın dünyada özgürlük getirmek için var olduğu fikri, Trump döneminde tamamen ortadan kalktı.”

Bu yaklaşımın, yalnızca Venezuela’yla sınırlı kalmayacağı, küresel ölçekte yeni bir güç siyasetinin habercisi olduğu yorumları yapılıyor. Avrupa açısından ise bu gelişmelerin, güvenlik ve dış politika alanında daha bağımsız ve hızlı hareket edebilen yeni stratejileri zorunlu kılabileceği değerlendiriliyor.

(Kaznak_ Tagesspiegel / MFM-Redaksiyon: M. Hastürk)