AfD’ye Büyük Bağışlar ile Demokrasi Tartışması Yarattı, © Christoph Reichwein/dpa
 Christoph Reichwein/dpa, Christoph Reichwein/dpa

AfD’ye Büyük Bağışlar ile Demokrasi Tartışması Yarattı

30 Oca 2026

2025 yılı Almanya’da parti bağışlarında önemli bir dönüm noktası oldu. Özellikle büyük bağışlar — yani 35 000 € üzerindeki bağışlar — önceki yıllara göre dramatik biçimde artış gösterdi. Toplamda 2024 ve 2025 boyunca partilere yaklaşık 42 milyon €’luk büyük bağış yapıldı ve bu Almanya’daki siyasi finansman tarihinde beklenmedik bir yükseliş olarak değerlendirildi.

AfD, daha önce neredeyse hiç büyük bağış alamazken, 2025’te beş milyon euroyu aşan bağışlar aldı. Bu bağışların çoğunun yalnızca birkaç büyük kaynak tarafından sağlandığı belirtildi.

Bu büyük finansman artışının demokratik süreç üzerindeki etkileri tartışma yarattı. Uzmanlar, bu tür büyük bağışların siyasi aktörler arasında eşitsizlik yaratabileceği ve demokratik rekabeti bozabileceği uyarısında bulunuyor.

Bağışlar ve Devlet Finansmanı Arasındaki Paradoks

Almanya’da siyasi partiler hem devlet fonları hem de özel bağışlarla finanse edilir. Ancak AfD, geçmiş yıllarda kendi gelirlerini yeterince artırmadığı için teoride hak ettiği devlet finansmanının yaklaşık 45 milyon €’sini alamadı. Bu durum, siyasi bağış gelirlerine göre devlet desteği sınırlandırması getiren “nispi üst sınır” kuralı nedeniyle ortaya çıkıyor.

2025’teki bağış artışı, AfD’nin bu durumunu değiştirebilecek potansiyele sahip. Zira büyük bağışlar partinin mali yapısını güçlendirerek gelecekte daha fazla devlet kaynağına erişimini kolaylaştırabilir.

Eleştiriler ve Reform Talepleri

Bağışlardaki artış sadece AfD ile sınırlı kalmıyor; genel olarak Almanya’daki büyük parti bağışlarının yükselmesi demokratik sistem üzerinde tartışma konusu oldu. Özellikle büyük miktarlı tekil bağışların şeffaflığının tam olmaması ve potansiyel çıkar ilişkileri eleştiriliyor.

Sivil toplum kuruluşları, bağışlara sınırlama getirilmesini, daha güçlü şeffaflık kuralları oluşturulmasını ve partilerin fon kaynaklarının daha yakından izlenmesini savunuyor.

(Kaynak: LobbyControl Almanya’nın 28 Ocak 2026 tarihli raporu ve analizleri. / MFM-Redaksiyon: M. Hastürk)