
Epstein Skandalı ve Türkiye Bağlantıları: Ne, Nedir?
5 Şub 2026
ABD Adalet Bakanlığı'nın cinsel istismar suçlamalarıyla ilgili yaklaşık 3,5 milyon sayfalık Jeffrey Epstein dosyasını yayımlaması, belgelerdeki bazı Türk isimleri nedeniyle Türkiye'de de tartışma yarattı. Dosya, skandalın nasıl ortaya çıktığını, dünyanın dört bir yanındaki bağlantıları, Türkiye'de yürütülen soruşturmayı ve istihbarat iddialarını gözler önüne seriyor.
Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla 2019'da New York'ta tutuklandı. 10 Ağustos 2019'da cezaevindeki hücresinde ölü bulundu. ABD Adalet Bakanlığı'na göre Epstein’in ölümü intihar olarak kayıtlara geçti[1]. Uzun süre onunla birlikte çalışan Ghislaine Maxwell 2021 yılında mahkum edildi; Manhattan’daki federal mahkeme Maxwell’i çocuklara cinsel istismar düzeninde Epstein’e yardım etmekten suçlu buldu ve 240 ay (20 yıl) hapis cezası verdi[2].
Kasım 2025’te yürürlüğe giren “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” uyarınca Adalet Bakanlığı, yaklaşık 3,5 milyon sayfalık belgeyi, binlerce fotoğraf ve videoyu içeren dosyayı yayınladı. Bakanlık, mağdur ve ailelerinin kimliklerini gizlemek için belirli kısımları sansürlediğini ancak ünlü isimleri gizlemediğini açıkladı[3].
Belgeler, Epstein’in siyaset ve iş dünyasından geniş bir ağ ile temas kurduğunu gösteriyor. Buna karşılık, Temmuz 2025’te yayımlanan Adalet Bakanlığı ve FBI raporu, sistematik inceleme sonucunda “incriminating client list” bulunmadığını, Epstein’in etkili kişileri şantajla kontrol ettiğine dair inandırıcı bir delil olmadığını ve yeni bir soruşturmayı gerektirecek nitelikte ek kanıt tespit edilmediğini bildirdi[4]. Vox tarafından yayımlanan analiz de federal yetkililerin aynı sonuca vardığını; belgelerde “müşteri listesi” olmadığı ve şantaj veya istihbarat bağlarına dair iddiaların kanıtlanmadığını vurguladı[5].
T24’ün aktardığı belgelere göre, İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahit Ören’in 2004’te Ghislaine Maxwell’e gönderdiği e‑postada Virgin Group kurucusu Richard Branson ile tanıştırılmak istediği görülüyor[6]. Maxwell’in “yarın hallederim” şeklindeki yanıtının ardından Ören’in “daha yaramaz olmak için sizden daha çok şey öğrenmeliyim” diye yazdığı belirtiliyor[7]. Ören, X hesabından yaptığı açıklamada, e‑postanın iş amaçlı olduğunu, yazışmanın Epstein’in suçlarıyla ilgisinin olmadığını ve belgelerin yanlış yorumlandığını söyledi[8].
Belgelerde ABD’li iş insanı Tom Pritzker’in 2010 tarihli bir e‑postasında dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu “Kissinger tarzı bir düşünür” olarak nitelediği ve Davutoğlu’na tanıştırma notu gönderdiğini yazdığı görülüyor[9]. Gelecek Partisi Sözcüsü Ufuk Karcı, Davutoğlu’nun isminin kendisinden habersiz şekilde geçtiğini, bu yazışmanın provokasyon amacıyla kullanıldığını ve Davutoğlu’nun e‑posta yoluyla hiçbir temas kurmadığını açıkladı[10].
2014 tarihli bir e‑postada New York Times muhabiri Landon C. Thomas Jr., Robert Kolej’in misyonunu öven ve muhafazakâr İslam’ın sosyal hayata nüfuz ettiği Türkiye’de okulun öneminin arttığını belirten bir mesaj yazıyor[11]. Okulun yönetimi, bu kişinin Robert Kolej’de görevli olmadığını ve e‑postadaki görüşlerin kurumu yansıtmadığını bildirdi[12].
Belgelerde Epstein’in yardımcısı olduğu belirtilen Lesley Groff’un Antalya’daki Rixos Premium Belek Oteli’ne “masaj eğitimi” için kadın göndermeyi planladığı e‑postalar yer aldı[13]. Rixos Hotels, bu yazışmaların Dubai merkezli bir grubun talebi doğrultusunda mesleki eğitim kapsamında yapılan kurumsal bilgi paylaşımı olduğunu ve gerçeği yansıtmayan paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiğini açıkladı[14].
Belgelerde Türkiye’den isimlerin geçmesi üzerine CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “kirli trafiğin” araştırılması gerektiğini söyledi; İYİ Parti ve diğer muhalefet partileri de Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını talep etti[15]. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in 22 Aralık 2025’te sosyal medyada paylaştığı iddialar sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 23 Aralık 2025’te yeni bir soruşturma başlattı[16]. Başsavcılık, Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan yaklaşık üç milyon belge içinde Türkiye ile ilgili bölümlere dair inceleme yürüttüğünü bildirdi[17].
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, 16 Ocak 2024’te cinsel istismar ve insan ticareti iddialarıyla suç duyurusunda bulunmuş; ancak Başsavcılık 16 Haziran 2025’te kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti[18]. Takipsizlik kararında suçların Türkiye’de işlendiğine dair delil bulunmadığı belirtilmişti[19]. Dernek avukatı Hediye Gökçe Baykal, yeni belgeler ışığında kararın kaldırılmasını ve etkin bir soruşturma yürütülmesini talep ettiklerini söyledi[20].
2010’da Atatürk’ün yatı Savarona’da jandarma tarafından yürütülen fuhuş ve insan ticareti soruşturması sırasında, Rixos Premium Belek Oteli’ne kayıt dışı olarak genç kadınların götürüldüğü tespit edilmişti[21]. Soruşturmada yabancı uyruklu kız çocuklarının otele kayıtsız şekilde getirildiği ve daha sonra Savarona’ya gönderildiği belirlendi[22]. Gözaltına alınan şüpheliler arasında Kazak iş insanı Tevfik Arif ve diğer görevliler vardı; jandarma telefon dinlemesinde bazı şüphelilerin 16 yaşında bir kızı Amerika’ya göndermekten bahsettikleri görüldü[23].
Soruşturmayı yürüten savcı Yusuf Hakkı Doğan’ın görevden alınmasının ardından dosya özel yetkili savcı Osman Şanal’a devredildi. Şanal, 3 Ekim 2011’de Rixos otellerinin sahibi Fettah Tamince hakkında takipsizlik kararı verdi; kararda Tamince’nin örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğine dair somut ve inandırıcı delil bulunmadığı belirtildi[24].
AA Teyit Hattı, sosyal medyada yayılan “Epstein’in özel pilotu Türkiye’den çocuk kaçırdığını itiraf etti” iddiasını inceledi. İncelenen ifadenin pilot Nadia Marcinko’ya değil, Adriana Ross isimli bir kadına ait olduğu ve Ross’un “Türkiye’den ya da Çekya’dan kız getirildi mi?” sorusuna “cevap vermeyi reddediyorum” yanıtı verdiği belirlendi[25]. Dolayısıyla pilotun böyle bir itirafta bulunduğuna dair bir kanıt bulunmuyor[26].
VOA Türkçe’nin haberine göre, 2024 yılında mahkeme belgelerinde adı geçen iki Türk vatandaşı Banu Küçükköylü ve Turabi Fırat hakkındaki iddialar da doğrulanmadı. Küçükköylü, isminin benzerlik nedeniyle geçtiğini ve davayla ilgisi olmadığını belirtti[27]; Fırat da Epstein’i tanımadığını ve onun uçağıyla hiç seyahat etmediğini söyledi[28]. Belgelere göre Polonyalı eski model Adriana Ross’a “Türkiye’den ve diğer ülkelerden kız çocukları getirildi mi?” sorusu yöneltilmiş, Ross ise soruyu cevapsız bırakmıştı[29].
Epstein skandalının uluslararası boyutunda, bazı çevreler onun bir şantaj ağı kurduğu ve istihbarat servisleri için çalıştığı iddialarını dile getirdi. Ancak Temmuz 2025’teki Adalet Bakanlığı ve FBI raporu, kapsamlı inceleme sonucunda “incriminating client list” bulunmadığını ve Epstein’in etkili kişileri şantajla kontrol ettiğine dair kanıt olmadığını açıkladı[4]. Vox’un analizinde de federal yetkililerin “müşteri listesi”, şantaj ve istihbarat bağlantısı gibi teorileri destekleyecek herhangi bir delil bulmadığı, bu iddiaların spekülatif olduğu belirtildi[5].
First Things dergisinin 2025’te yayımlanan makalesi, Palm Beach polisinin 2005’te konuştuğu ilk mağdurların hiçbirinin başka erkeklere gönderildiklerini söylemediğini; Ghislaine Maxwell’in 2021’de yalnızca Epstein’e yönelik cinsel istismardan hüküm giydiğini ve pedofili şantaj ağına dair güvenilir bir delil bulunmadığını vurguladı[30].
Ancak 2020 tarihli yeni belgelerde, adı açıklanmayan bir gizli kaynağın, Epstein’in avukatı Alan Dershowitz’in 2008’de savcı Alex Acosta’ya Epstein’in hem ABD hem de müttefik istihbarat servislerine bağlı olduğunu söylediğini iddia ettiği bir FBI belgesi yer aldı. Aynı kaynak, Dershowitz’in Harvard’da zengin ailelerin çocuklarını etkilediğini ve Jared Kushner’in de öğrencileri arasında bulunduğunu; Dershowitz ile Epstein’in telefon görüşmeleri sonrası Mossad’ın Dershowitz’i aradığını; Epstein’in eski İsrail Başbakanı Ehud Barak’a yakın olup Mossad tarafından ajan olarak yetiştirildiğini öne sürdü[31]. Belgede ayrıca Barak’ın dönemin Başbakanı Benjamin Netanyahu’yu “suçlu” olarak gördüğü ve kaynağın Epstein’in Mossad ajanı olduğuna inandığı iddia edildi[32]. Belgenin doğruluğu ve FBI’ın kaynağa ne ölçüde güvendiği bilinmiyor; ABD medyasında belgede aktarılan bilgilerin doğrulanmasının güç olduğu ifade edildi[33].
Milyonlarca sayfalık Epstein belgeleri, cinsel sömürü / istismar skandalının boyutlarını ve uluslararası ilişkilerini daha geniş bir tabloya yerleştiriyor. Belgelerde bazı Türk kişi ve kurum isimlerinin geçmesi, Ankara’da yeni bir soruşturmanın başlatılmasına yol açtı; ancak şu ana kadar Türkiye’de suç işlendiğine dair somut bir delil ortaya konmadı[19]. ABD Adalet Bakanlığı ve FBI’ın raporu, medyada dolaşan “müşteri listesi”, şantaj ve istihbarat bağlantısı iddialarının kanıtlanmadığını belirtirken[4], Türkiye’deki tartışmalar da büyük ölçüde yazışmalarda geçen isimler ve bağlamından koparılan ifadeler üzerinden yürütülüyor.
(Derlyen: MFM-Redaksiyon: M. Hastürk)
Kaynaklar:
[2] Southern District of New York | Ghislaine Maxwell Sentenced To 20 Years In Prison For Conspiring With Jeffrey Epstein To Sexually Abuse Minors | United States Department of Justice
[3] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] Epstein soruşturması: Türkiye’den kimlerin ismi yeni belgelerde geçti?
[5] Jeffrey Epstein scandal: what’s known, what’s alleged, what’s imagined | Vox
[27] [28] [29] Cinsel istismarla suçlanan Epstein'la ilgili dava dosyalarında iki Türk vatandaşının da ismi geçiyor iddiası
[30] The Epstein Myth - First Things