İnternette nefret söylemi artıyor: Saygılı bir dijital ortam için ne yapılabilir?, © shutterstock
 shutterstock

İnternette nefret söylemi artıyor: Saygılı bir dijital ortam için ne yapılabilir?

3 Şub 2026

Almanya’da internette nefret söylemi ve dijital şiddet giderek yaygınlaşıyor. Yapılan araştırmalar, birçok kullanıcının hakaret ve aşağılamaya maruz kaldığını, bunun da insanların dijital tartışmalardan geri çekilmesine yol açtığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu durumun demokratik tartışma kültürünü zayıflattığına dikkat çekiyor. Ancak nefret söylemi karşısında hem mağdurlar hem de tanıklar için somut mücadele yolları bulunuyor. Doğru adımlar, daha saygılı bir dijital ortamın oluşmasına katkı sağlayabiliyor.

Almanya’da yapılan güncel araştırmalar, internet ortamında nefret söylemi ve dijital tacizin kalıcı bir sorun haline geldiğini gösteriyor. “Lauter Hass – leiser Rückzug” başlıklı temsili çalışmaya göre, internet kullanıcılarının neredeyse yarısı en az bir kez çevrim içi hakarete maruz kaldı. Özellikle genç kadınlar, LSBTIQA+ bireyler ve göçmen kökenliler ayrımcı ve cinsiyetçi saldırıların hedefi oluyor.

Gençlere odaklanan JIM Araştırması 2025 de benzer bir tablo çiziyor. Buna göre gençlerin yüzde 47’si nefret söylemiyle karşılaştığını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 64’ü ise doğrudan aşağılayıcı yorumlara maruz kaldığını ifade ediyor. Uzmanlara göre bu durum, bireysel vakaların ötesinde yapısal bir toplumsal sorun niteliği taşıyor.

Sessizleştirme etkisi ve demokraside risk
Dijital nefret, yalnızca bireyleri hedef almakla kalmıyor; demokratik kurumlara olan güveni de sarsıyor. Politikacılar, gazeteciler ve bilim insanları uzun süreli çevrim içi saldırılarla yıpratılmaya çalışılıyor. Bunun sonucunda birçok kişi görüşlerini daha temkinli dile getiriyor ya da dijital tartışmalardan tamamen çekiliyor. Bu “sessizleştirme etkisi”, kamusal alanda ses çeşitliliğini azaltarak demokratik fikir alışverişini zayıflatıyor.

İnternet kamusal bir tartışma alanı
Uzmanlar, internetin günümüzde en önemli demokratik tartışma alanlarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Nefret söylemi nedeniyle farklı görüşlerin geri planda kalması, kamuoyunun dar ve çarpıtılmış bir şekilde yansımasına yol açıyor. Bu nedenle dijital alanda saygılı iletişim, demokrasinin sağlıklı işleyişi açısından kritik önem taşıyor.

Ara Başlık: Saygılı iletişim için üç temel öneri
Uzmanlar, nefret söylemiyle mücadelede herkesin atabileceği somut adımlar olduğunu vurguluyor.
Birincisi, nefret içeren paylaşımlara sakin ve gerçeklere dayalı karşılık vermek ve mağdurlarla dayanışma göstermek.
İkincisi, silinmeden önce hakaret içeriklerinin ekran görüntüsüyle belgelenmesi. Bu, şikâyet ve olası hukuki süreçler için önem taşıyor.
Üçüncüsü ise, nefret söylemi içeren paylaşımların platformlara bildirilmesi ve suç teşkil eden durumlarda polise başvurulması.

Bu alanda danışmanlık ve eğitim desteği sunan Zivile Helden gibi kuruluşlar, çevrim içi nefretle güvenli biçimde nasıl mücadele edilebileceğine dair interaktif rehberler de sağlıyor.

(Kaynak: polizei-beratung.de / MFM-Redaksiyon: M. Hastürk)