
Vize politikası dış politika aracı haline geliyor
31 Oca 2026
Avrupa Birliği, göç ve iltica politikalarında daha sert bir çizgiye yöneliyor. Beş yıllık yeni strateji kapsamında sınır dışı işlemlerinin hızlandırılması ve vize sisteminin dış politika aracı olarak kullanılması öngörülüyor. Avrupa Parlamentosu, AB dışındaki ülkelerde “geri dönüş merkezleri” kurulmasını da içeren tartışmalı bir tasarıyı değerlendiriyor. İnsan hakları örgütleri ise planın ciddi riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.
Avrupa Birliği, düzensiz göçle mücadelede kapsamlı bir politika değişikliğine hazırlanıyor. Brüksel’de açıklanan beş yıllık göç stratejisi, sınır dışı uygulamalarının artırılmasını ve vize politikalarının daha sert biçimde kullanılmasını temel hedefler arasına koyuyor.
AB sınır koruma verilerine göre, 27 üyeli birlik genelinde düzensiz girişler 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 25’ten fazla azaldı. Buna rağmen göç konusu, kamuoyunda ve siyasette baskı oluşturmaya devam ediyor. AB Komisyonu’nun Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner, “Öncelik net: Yasa dışı girişleri azaltmak ve düşük seviyede tutmak” dedi.
AB dışındaki “geri dönüş merkezleri” tartışma yaratıyor
Stratejinin en dikkat çeken başlıklarından biri, iltica başvurusu reddedilen kişilerin AB dışındaki ülkelerde kurulacak “geri dönüş merkezlerine” gönderilmesi önerisi oldu. Avrupa Komisyonu tarafından sunulan yasal düzenleme şu anda Avrupa Parlamentosu tarafından inceleniyor.
Tasarı, sınır dışı edilmeyi reddeden göçmenler için daha uzun gözaltı süreleri gibi daha ağır yaptırımlar da öngörüyor. İnsan hakları örgütleri ise bu yaklaşımın hukuki ve insani açıdan sorunlu olduğu görüşünde.
Vize politikası dış politika aracı haline geliyor
Yeni stratejiyle birlikte AB, vize uygulamalarını diplomatik baskı unsuru olarak daha aktif kullanmayı hedefliyor. AB’ye geri kabul konusunda iş birliği yapmayan ülkelere vize kısıtlamaları getirilmesi, buna karşılık nitelikli iş gücünü çekmek amacıyla bazı ülkeler için prosedürlerin kolaylaştırılması planlanıyor.
AB, Tunus, Moritanya, Mısır ve Fas gibi Kuzey Afrika ülkeleriyle göç akışlarını kontrol altına almak amacıyla mali destek ve yatırım içeren anlaşmalar yapmış ya da müzakereler yürütüyor.
İnsan hakları örgütlerinden tepki
Amnesty International, AB’nin yeni yaklaşımını “kusurlu” olarak nitelendirdi. Kuruluşa göre bu politika, AB’nin üçüncü ülkelere bağımlılığını artırıyor ve olası hak ihlallerinde Birliği dolaylı olarak sorumlu hale getiriyor.
AB Komisyonu’nun vize reformuna ilişkin somut yasa teklifini yıl sonuna kadar açıklaması bekleniyor. Göç başlığının, önümüzdeki dönemde Avrupa siyasetinin en tartışmalı konularından biri olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.
(courthousenews: Die EU sieht Migrationsmaßnahmen mit Vordringen auf Abschiebungen und Visa / euronews / AFP/ MFM-Redaksiyon: M. Hastürk)